Meme Küçültme Ameliyatı

Op. Dr. Can İşler
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
Genel Cerrahi Uzmanı

Meme Küçültme Ameliyatı Nedir?

Meme küçültme ameliyatı; normalden büyük ve sarkmış olan memeyi daha dik, daha küçük ve daha sıkı hale getirmek amacıyla yapılan ameliyatlardır. Bu ameliyatla memenin bir kısım derisi, deri altı dokusu, yağ dokusu ve meme dokusu çıkartılır. Yapılan bir takım işlemlerle memeye yeniden şekil verilir; daha dik ve daha sıkı bir görüntü elde edilmesi sağlanır.

Ameliyatsız Meme Küçültme Mümkün mü?

Ameliyatsız meme küçültme, bazı özel durumlar dışında mümkün değildir. Meme küçültme ameliyatını yapmadan önce; kremlerle veya baskılı sargılama yöntemleriyle memeyi küçültmek mümkün değildir ve bu konu hastaya açık şekilde söylenmelidir. Bu konuda toplumda yanlış inanışlar olabilmektedir. Bazı durumlarda meme boyutunda değişiklik olabilir: Örneğin hasta aşırı kiloluysa kilo verdiğinde memede bir küçülme görülebilir; ancak bu süreçte sarkma da oluşabileceği için cerrahi müdahale gerektirebilir. Hamilelik döneminde memeler büyüyebilir; hamilelik sona erdikten sonra memede belirgin küçülme görülebilir ve yine sarkma oluşursa cerrahi gerekebilir. Bu durumlar dışında memesi büyük olan bir hastada ameliyatsız küçültme şansı maalesef yoktur.

Büyük Memenin Olumsuz Etkileri: Fiziksel ve Psikolojik Yön

Büyük memenin olumsuz etkileri hem psikolojik hem fizikseldir. Aşırı büyük memeye sahip olan bir kadında bir takım fiziksel rahatsızlıklar ortaya çıkabilir: Omuzlarda basıya bağlı sütyen izi ve baskı, göğüs ağrısı, sırt ağrısı, nefes almada güçlük, kollarda-bileklerde-ellerde uyuşma görülebilir. Aşırı terlemeye bağlı meme altı kıvrımında pişik, egzama ve çeşitli mantar enfeksiyonları gelişebilir. Büyük memeye sahip olan hastada hareketlerde kısıtlama oluşabilir; yeterince aktif olamama ve spor yapamama şişmanlığa yol açabilir. Şişmanlık göğüsleri daha da büyütebilir ve bir kısır döngü ortaya çıkabilir. Hasta istediği elbiseyi giyemeyebilir. Psikolojik olarak da kişi toplum içine çıkmaktan, birinin yanında soyunup giyinmekten utanabilir; denize girmek istemeyebilir. Bu nedenle meme küçültmeyi yalnızca “güzellik” olarak değil, hastanın psikolojik ve fiziksel açıdan eski sağlığına kavuşmasını sağlayan bir yöntem olarak değerlendirmek gerekir. Ameliyat sonrası hasta daha mutlu hissedebilir, daha sosyal olabilir; fiziksel sıkıntılar ortadan kalktığı için memnuniyet belirgin artabilir.

İri Meme ile Birlikte Görülebilen Durumlar ve Meme Kanseri Riski Üzerine Değerlendirme

İri memeye sahip bir kadında en çok birlikte görülen hastalıklar arasında meme kanseri ve şeker hastalığı ifade edilir. Yapılan araştırmalarda; iri memeye sahip bir kadında meme kanserine yakalanma riskinin, memesi normal boyutta olan bir kadına göre daha fazla olabildiği belirtilmektedir. Meme küçültme ameliyatıyla doku miktarı azaltıldığı için riskin azalabileceği; ayrıca ameliyat sonrası görüntüleme yöntemlerinin daha düzgün uygulanabildiği ifade edilir. Meme küçültme ameliyatında ameliyatta çıkarılan doku (piyes) patolojiye gönderilir; herhangi bir odak varsa bunun ortaya konması sağlanır ve bu sayede olası bir sorunun erken dönemde yakalanabilmesi mümkün olabilir.

Memenin Büyük Olmasının Nedenleri

Memenin büyük olmasının en büyük nedeni kalıtım, yani genetiktir. Bunun dışında bazı hormonal etkiler, fibrokistik mastopati olarak adlandırılan durum, kişinin kilo alıp vermesi veya sürekli kilolu olması ve hamilelik döneminde alınan kilolar memenin büyük olmasına neden olabilen etmenler arasında sayılır.

Meme Küçültme Ameliyatı Günü Hastayı Neler Bekler?

Hasta, genel anestezi alacağı için hastaneye en az altı saat aç olarak gelmelidir. Hasta odasına alınır. Anestezi doktoru hastayı muayene eder, tetkiklerini değerlendirir ve ameliyata engel bir durum olmadığına karar verirse hastaya bilgi verir. Daha sonra en önemli aşamalardan biri çizimdir. Meme küçültme ameliyatı öncesi; kesilerin (insizyonların) yapılacağı yerin belirlenmesi ve simetrinin sağlanması için çizim çok önemlidir ve bu aşamaya gereken zaman ve dikkat verilmelidir.

Çizim (Planlama) Aşamasında Nelere Dikkat Edilir?

Çizim yapılırken hastanın kesinlikle ayakta olması gerekir; bu, planlama için çok önemlidir. Yeni meme başının yeri belirlenir. Bu yer genellikle her iki köprücük kemiğinin birleştiği noktadan 18 ila 22 santimetre aşağıda olacak şekilde planlanır. Uygulanacak tekniğe göre kesi yerlerinin çizimi yapılır ve buna çok dikkat edilmelidir. Bu işlemler tamamlandıktan sonra hasta yeniden fotoğraflanır; ardından ameliyathaneye alınmak için zaman planlaması yapılır.

Meme Küçültme İçin Uygun Hasta Profili ve Yaş Kriteri

Meme küçültme amacıyla başvuran hastada; kişinin ruhsal olarak hazır olması ve beklentilerinin gerçekçi olması önemlidir. Genellikle 18 yaşından büyük, göğüsleri aşırı büyük ve sarkık olmayan, kilosu normale yakın veya biraz üzerinde olan hastalar, “en uygun” hasta tipi olarak ifade edilir. Yaş kriteri temel olarak 18 yaştır. Ancak bazı hastalarda hormonal değişikliklere bağlı memeler aşırı büyüktür; örneğin 16 yaşında olup psikolojik ve fiziksel olarak belirgin rahatsızlık yaşayan hastalarda, anne-baba izniyle cerrahi değerlendirilebilir.

Emzirme Dönemi ve Zamanlama

Yeni doğan bebeği olan ve emziren annelerde meme küçültme ameliyatını hemen önermek doğru değildir. En az altı ay sürenin geçmesi beklenir. Bu süre zarfında anne sütten kesilirse ameliyat planlanabilir. Daha erken dönemde süt veren bir anneye meme küçültme uygulanırsa; enfeksiyon riski artabilir ve yara iyileşmesinde sorunlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle zamanlamanın doğru yapılması gerekir.

Anestezi ve Ameliyat Ortamı: Nerede, Nasıl Yapılmalı?

Meme küçültme ameliyatı; estetik cerrahi uzmanı tarafından, tam teşekküllü bir hastanede, ameliyathane ortamında ve genel anestezi altında uygulanır. Bazı yerlerde lokal anestezi altında yapıldığı duyulsa da; meme küçültme ameliyatı uzun süren bir ameliyat olabildiği için (genellikle iki saatten yedi saate kadar uzayabilen süreler ifade edilir) genel anestezi altında yapılmasının daha uygun olduğu değerlendirilir.

Neden Mutlaka Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı?

Meme küçültme ameliyatına karar verildiyse; öncelikle estetik, plastik ve rekonstrüktif cerrahi uzmanına başvurulması gerektiği vurgulanır. Bu ameliyatın eğitimi ve teknik altyapısı, ihtisas sürecinde bu uzmanlık dalında kazanılır. Bu nedenle doğru uzman seçimi önemlidir.

Doktor Görüşmesinde Hastanın Anlatması Gerekenler

Seçilen cerrahla yapılan görüşmede hasta, kendi beklentilerini ayrıntılarıyla anlatmalıdır. Neyi bekliyor? Memenin neresinden şikâyeti var? Asimetri var mı? Nerelerin küçülmesini istiyor? Areola küçülmesi istiyor mu? Koltuk altında yağlanma var mı ve bu durum sıkıntı yaratıyor mu? Tüm bu başlıklar ayrıntılı şekilde konuşulmalıdır. Cerrah, hastanın beklentisini ve ameliyat sonrası nasıl bir görüntü hedeflendiğini doğru anlamalıdır; bu, sonuç açısından kritiktir.

Cerrahın Değerlendirmesi ve Teknik Planlama

Görüşme sonrasında cerrah, ayrıntılı bir değerlendirme yapar: Ailede ve hastada geçirilmiş önemli hastalıklar, yaş, boy-kilo, çocuk sayısı, geçirilmiş ameliyatlar gibi bilgiler sorgulanır. Meme yapısına göre hangi ameliyat tekniğinin uygulanacağı, kesi yerlerinin nerede olacağı ve ameliyat sonrası görüntünün nasıl olacağı hastaya ayrıntılı şekilde anlatılır. Bu görüşmede hasta anlamadığı noktaları mutlaka sormalı ve tüm ayrıntılarıyla süreci anlamaya çalışmalıdır.

Ameliyat Öncesi Tetkikler: Laboratuvar ve Görüntüleme

Cerrah, ameliyat öncesi bir takım laboratuvar tetkikleri ve görüntüleme incelemeleri ister. Genel anestezi alınacağı için rutin tetkikler yapılır; ek hastalık varsa buna yönelik testler de planlanır. En önemli incelemelerden biri meme ultrasonografisidir ve her hastadan istenmelidir. Mamografi ise özellikle 40 yaş üzeri, ailesinde meme kanseri olan, evlenmemiş, doğum yapmamış veya süt emzirmemiş kadınlarda mutlaka istenmelidir. Bu görüntüleme yöntemleri; hem ameliyat esnasında şüpheli bir odak varsa buna yönelik yaklaşım imkânı sağlar, hem de ameliyat sonrası takiplerde bu tetkiklerin karşılaştırılmasına olanak verir.

Ameliyat Öncesi Dikkat Edilecekler: İlaçlar, Sigara, Alkol

Hasta sürekli kullandığı ilaçları mutlaka doktoruna bildirmelidir. Sigara ve alkol kullanımı varsa ameliyattan bir hafta-on gün önce azaltılması, mümkünse bırakılması önerilir. Aspirin gibi kan sulandırıcı ilaçlar da yine ameliyattan bir hafta-on gün önce bırakılmalıdır. Bu başlıklar ameliyat hazırlığının önemli parçalarıdır.

Hasta Seçiminde Ek Noktalar: Kilo, Emzirme, Gelecekte Gebelik ve Kronik Hastalıklar

Hastanın yaşı (18 ve üzeri), kilo durumu ve genel sağlığı değerlendirilmelidir. Hasta aşırı kiloluysa mümkünse önce diyet ve egzersiz programıyla kilo verilmesi sağlanmalı; daha sonra ameliyat planlanmalıdır. Yeni doğum yapmış ve süt veren annelerde de hemen ameliyat önerilmez; doğum ve emzirmeden sonra en az altı ay geçmesi beklenir. Bu süreçte süt verme azalır, süt kanalları ve meme yapısı normale döner; bu dönemde ameliyatı gerçekleştirmek daha uygun görülür. Hasta genç erişkinse ve ileride hamile kalıp emzirmek istiyorsa; süt kanallarına zarar vermeyen ameliyat tekniklerine dikkat edilmelidir. Ayrıca kronik hastalıklar araştırılmalı; örneğin şeker hastalığı kontrollü hale getirilmeli, tiroidle ilgili sorunlar (hipotiroidi/hipertiroidi) düzeltilmeli ve sonra ameliyat planlanmalıdır. Sigara, alkol ve aspirin gibi başlıklarda ameliyat öncesi ve sonrası belirli süre ara verilmesi gerektiği ifade edilir.

Meme Küçültmede Kan Verilmesi Gerekir mi?

Sık sorulan sorulardan biri, meme küçültme ameliyatında kan verilmesinin gerekip gerekmediğidir. Bu içerikte; uygulanan ameliyat tekniği ve titiz çalışma ile meme küçültme ameliyatında kan verilmesinin kesinlikle gerekmediği ifade edilir. Ancak nadiren, meme küçültmeyle birlikte karın germe gibi başka bir ameliyatın aynı seansta planlanması gerekiyorsa ve hastanın kan değerleri çok düşük veya sınırdaysa; ameliyattan birkaç hafta önce hastanın kendi kanının alınarak saklanması ve gerekirse ameliyat sonrası transfüzyon yapılması gibi bir yaklaşımın çok nadir durumlarda gündeme gelebileceği belirtilir.

Meme Küçültme Ameliyatının Amacı ve Sonucu Etkileyen Faktörler

Meme küçültme ameliyatının amacı; kadının daha dik, daha küçük, daha sıkı ve vücuduna daha uygun bir meme görünümünü elde etmektir. Bu hedefe giderken; hastanın boyu, kilosu, yaşı, memenin sarkıklık düzeyi, meme başının ne kadar sarkık olduğu, memenin yağ ve meme dokusu oranı, dokunun yanlara ve koltuk altına yayılımı, bel-omuz-göğüs çevresi gibi faktörler ameliyat sonrası hedeflenen şekli ve sonucu etkileyen etmenler olarak değerlendirilir.

Meme Küçültme ile Meme Dikleştirme Arasındaki Fark Nedir?

Meme küçültme ameliyatının, meme dikleştirme ameliyatından teknik olarak belirgin bir farkı olmadığı; çizim ve ameliyat tekniğinde genellikle aynı yöntemin uygulandığı ifade edilir. Aralarındaki temel fark şudur: Meme küçültmede küçültmeyi sağlamak amacıyla meme dokusundan ve yağ dokusundan gerekli miktar alınır. Meme dikleştirmede ise memedeki sarkmaya neden olan deri fazlalığı alınır ve memeye şekil verilir; meme dokusundan fazlalık alınmaz. Aynı zamanda meme küçültme ameliyatı, bir meme dikleştirme ameliyatıdır; yani her meme küçültmede memeyi küçültmenin yanında memenin dikleştirilmesi de sağlanır.

Op. Dr. Can İşler - Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Can İşler

Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı
Genel Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Can İşler, 1964 yılında İstanbul’da doğmuştur. İstanbul Erkek Lisesi mezuniyetinin ardından tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi’nde tamamlamış, genel cerrahi ihtisasını S.B. İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapmıştır.

Mesleki gelişimini yurt dışında sürdürerek Zürih, İstanbul ve Viyana’da el cerrahisi, estetik, plastik, rekonstrüktif ve maksillofasyal cerrahi alanlarında ileri düzey eğitimler almış; 2002 yılında plastik, rekonstrüktif ve estetik cerrahi uzmanı olmuştur.

Avusturya, Almanya ve İsviçre’den aldığı denklik ve çalışma izinleriyle uluslararası düzeyde cerrahi yetkinlik kazanmıştır.

Türkiye’de çeşitli eğitim ve araştırma hastanelerinde genel cerrahi ve plastik cerrahi uzmanı olarak görev yapmış, 2004 yılından bu yana Nişantaşı’ndaki kliniğinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Aynı zamanda Viyana’daki muayenehanesinde de hastalarını kabul eden Op. Dr. Can İşler, çok sayıda ulusal ve uluslararası bilimsel yayına ve kongre sunumuna sahiptir.

Mesleki İlgi Alanları:

  • Meme Estetiği (Meme Büyütme, Küçültme, Dikleştirme, Toparlama)
  • Yüz Estetiği
  • Rinoplasti
  • Liposuction
  • Karın Germe
  • Genital Estetik
  • Saç Ekimi
  • Meme Rekonstrüksiyonu
  • Ameliyatsız Estetik Uygulamalar