Polikistik Over Sendromu: Gebelik, Tüylenme, Sivilce, Kilo Verme ve Tedavi
Op. Dr. Cevahir Tekcan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Özet Bilgi
Polikistik over sendromu (PKOS); adet düzensizliği, hiperandrojenemi bulguları (tüylenme, sivilce) ve ultrasonda çok sayıda küçük antral folikül ile karakterize metabolik ve endokrin bir tablodur. Hastalıkta artan insülin benzeri hormon kilo kaybını zorlaştırsa da yaşam tarzı değişiklikleri ve vücut ağırlığının %20’sinin verilmesi ile ovülasyon kendiliğinden düzenlenebilir. Yüksek AMH seviyeleri her zaman kaliteli yumurta rezervi anlamına gelmediğinden, infertilite şikayeti olan çiftlerde rahim ve sperm faktörlerini de kapsayan bütüncül bir değerlendirme yapılmalıdır.
Tıbbi İçerik Katkısı: Op. Dr. Cevahir Tekcan
Polikistik Over Sendromu (PKOS) Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi
Polikistik over sendromu olan her kadında adet düzensizliği görülmek zorunda olmadığı gibi, her adet düzensizliği yaşayan kadın da bu sendroma sahip değildir. Çok sayıda sistemi doğrudan etkileyen bu tablonun adı güncel tıp yaklaşımında poliendokrin metabolik over sendromu olarak değiştirilmiştir. Sendrom; gençlik döneminden ilerleyen yaşlara kadar şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, kanser ve üreme sağlığı gibi pek çok alanı kapsayan klinik tablolar yaratabilmektedir.
Polikistik Over Sendromu Tanısı Nasıl Konur?
Ultrasonda polikistik over görüntüsü ile karşılaşmak tek başına tanı koymak için yeterli bir kriter değildir. Tanı sürecinde ultrasondaki görünümün yanı sıra adet düzensizliği varlığı ile kanda androjen yüksekliği veya kıllanma ve sivilcelenme gibi klinik hiperandrojenemi bulgularının birlikte tespit edilmesi gerekir. Genç yaştaki hastalarda ultrasonda polikistik görünümün saptanması tanı koydurucu bir değer taşımadığı gibi tanıda öncelikli bir kriter de değildir. Genç grupta aranan temel bulgular adet düzensizliği ve hiperandrojenemi tablosudur.
Metabolik Boyut, İnsülin Benzeri Hormon ve Kilo Verme Zorluğu
Hastalığın ana kaynağı yumurtalıklar olmasına karşın, yumurtalıktan salgılanan maddeler tüm vücut metabolizmasını etkiler. Bu maddelerin başında insülin benzeri hormon gelir. Polikistik over sendromlu hastaların büyük bölümü aşırı kilolu ya da obezdir; salgılanan insülin benzeri hormon sebebiyle kilo vermekte belirgin zorluk yaşarlar veya kilo veremezler. Sorun yalnızca üreme organlarıyla sınırlı kalmayıp genel metabolik işleyişi doğrudan etkiler.
PKOS Hastalarında Doğal Yollarla Gebelik Mümkün mü?
Sendroma sahip hastaların azımsanmayacak bir bölümünde adet kanamaları düzenli seyreder ve dönem dönem ovülasyon (yumurtlama) gerçekleşebilir. Hastalar doğal yollarla kendi kendilerine gebe kalabilirler. Kendi kendine gebeliğin oluşmadığı durumlarda ise yumurtlamayı destekleyici medikal tedavilerle gebelik elde edilebilir. Tedavide hastanın yaşı, yumurta kalitesi ve ovülasyonun gerçekleşip gerçekleşmediği temel belirleyicidir.
Küçük Antral Foliküller ve Yüksek AMH Değerinin Anlamı
Ultrasonda küçük kistler olarak izlenen yapılar küçük antral foliküllerdir. Sendromun temel mekanizmalarından biri bu küçük antral foliküllerin sayıca fazla olmasıdır. Folikül fazlalığı laboratuvar incelemelerinde AMH (Anti-Müllerian Hormon) seviyesinin yüksek çıkmasına yol açar. AMH değerinin yüksek olması hastanın çok fazla sağlıklı yumurtası bulunduğu anlamına gelmez; yalnızca sendromu düşündüren laboratuvar bulgularından biridir. Hastanın yaşı ve mevcut yumurtalarının kalitesi diğer kadınlarda olduğu gibi bu süreçte de belirleyici faktördür.
Androjen Hormonları, Kıllanma ve Saç Dökülmesi
Yumurtalıklardan salgılanan androjen adı verilen erkeklik hormonlarının fazlalığı hastalarda kıllanma ve sivilcelenme problemlerine zemin hazırlar. Tanı için kanda androjenlerin yüksek tespit edilmesi şart değildir. Normal bölgelerin haricinde, özellikle göğüs arasında veya sakal bölgesinde tüylenme, yaygın sivilce şikayeti ya da erkek tipi saç dökülmesi klinik tanı kriteri kabul edilir. Temel neden yumurtalıklardan aşırı androjen salgılanmasıdır.
Çocuk İsteyen Hastalarda Kapsamlı İnfertilite İncelemesi
Çocuk sahibi olmak isteyen sendromlu bireyler, gebe kalamayan diğer çiftler gibi bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmelidir. Sadece sendroma odaklanmak diğer infertilite nedenlerinin atlanmasına yol açabilir. Kadının hormon testlerine bakılmalı, rahim tüplerinin açık olup olmadığı kontrol edilmeli ve erkeğe sperm tahlili yapılmalıdır. Gebelik istemine rağmen geçen süre, anne adayının yaşı ve AMH değeri birlikte incelenir. 38 yaşında AMH değeri 2 civarında çıkan bir hastaya yumurtalık rezervinin çok iyi olduğu söylenip süreç geçiştirilmemelidir; sendrom varlığında AMH değerlerinin bazal olarak yüksek seyrettiği unutulmamalıdır.
Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve Kilo Kaybının Rolü
Hastaların çoğunun aşırı kilolu veya obez olması yaşam tarzı düzenlemelerini tedavinin ilk basamağı haline getirir. Tabloda var olan insülin direnci kırıldığında hastaların büyük kısmında adetler kendiliğinden normale döner. Aşırı kilolu veya obez hastalar vücut kitle indekslerinin yüzde 20’sini verdiklerinde adet kanamaları düzenli hale gelir. Kilo kaybı, sağlıklı beslenme, Akdeniz tipi diyet modeli ve hayatın içine sporu dahil etmek adet döngüsünü düzenlerken ilerleyen yıllarda oluşabilecek metabolik riskleri azaltır.
Uzun Vadeli Sağlık Riskleri ve Erken Tanının Önemi
Yumurtalıktan salgılanan hormon dengesizlikleri ilerleyen yaşlarda bazı sağlık risklerini beraberinde getirir. İnsülin benzeri hormonun aşırı salgılanması ve ortamdaki östrojen fazlalığı Tip 2 diyabet riskini artırır. Kan lipid profilinde kolesterol ve trigliserit seviyeleri yükselerek kalp-damar hastalıklarına yol açabilir. Aşırı östrojen üretimine ek olarak yağ dokusunun da östrojen salgılaması ortamdaki östrojen miktarını artırarak endometrium (rahim astarı) kanserine zemin hazırlar. Erken tanı koymak ve hastayı başlangıç evresinde tedavi altına almak uzun vadeli komplikasyonları önlemek açısından temel adımdır.
Op. Dr. Cevahir Tekcan
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlık eğitimini 2014 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalında tamamladıktan sonra İzmir’de Gaziemir Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesinde uzman hekimlik yaptı.
2022 yılından itibaren kendi özel kliniğinde çalışmalarına devam etmektedir.
Mesleki ilgi alanları üreme endokrinolojisi, tüp bebek, infertilite, gebelik takibi, doğum, vajinal ve genital lazer tedavileri, histeroskopik cerrahi üzerinedir.







