Dil Tümörüve Dil Kanseri: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri
Prof. Dr. Çetin Vural
KBB & Baş ve Boyun Hastalıkları Uzmanı
Özet Bilgi
Dil ve ağız içi kanserleri; tütün kullanımı, kronik tahriş ve lökoplaki gibi öncül lezyonlara bağlı gelişen, 2-3 haftadan uzun süren yara ve sertliklerle belirti veren kötü huylu tümörlerdir. Tanısı biyopsi ve ileri evreleme tetkikleri ile konulan skuamöz hücreli karsinom olgularında temel yaklaşım; tümörün cerrahi eksizyonu ve boyun diseksiyonu ile uygulanan multidisipliner onkolojik tedavidir.
Tıbbi İçerik Katkısı: Prof. Dr. Çetin Vural
Dil ve Ağız İçi Kanserleri: Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri
Dil kanseri, kulak burun boğaz ve baş boyun cerrahlarının klinik pratikte karşılaştığı önemli tümör tiplerinden biridir. Ağız içerisinde doğrudan dil kanserine dönüşebilecek bazı öncül lezyonlar bulunur.
Kanser Öncülü Lezyonlar: Lökoplaki, Liken Planus ve Eritroplaki
Ağız içinde kanser öncesi dönemde ortaya çıkan lezyonlar farklı renk ve yapılarda kendini gösterir:
- Beyaz Lekeler: Lökoplaki ve liken planus lezyonları dokuda beyaz leke şeklinde görülür.
- Kırmızı Lekeler: Kanserin hemen öncesi aşaması kabul edilen eritroplaki lezyonları dokuda kırmızı leke halinde ortaya çıkar.
Dilin özellikle yan taraflarında doku renginin beyazlaşması, dilin alt yüzeyindeki ağız tabanında pembe mukozanın beyaz veya daha kırmızı bir hal alması kanser öncülü lezyonlara işaret edebilir. Bu tür belirtiler fark edildiğinde bu alanda deneyimli bir dermatoloji uzmanına ya da kulak burun boğaz ve baş boyun cerrahisi hekimine başvurulmalıdır.
Ağız İçinde 2-3 Haftadan Uzun Süren Yaralar ve Biyopsi İhtiyacı
Dilde, dil kenarlarında, yanakta veya ağız tabanında 2-3 haftadan daha uzun süredir devam eden yaralar, sertlik alanları, beyaz ya da kırmızı lekeler biyopsiyle örnek alınmasını gerektirir. Bu lezyonların patoloji uzmanları tarafından mikroskop altında incelenerek kesin tanısının konulması gerekir.
Dil ve Ağız İçi Kanserlerinin Temel Nedenleri
Dil ve ağız boşluğu kanserlerine yol açan başlıca risk faktörleri şunlardır:
- Tütün ürünlerinin tüketilmesi
- Yüksek miktarda alkol kullanımı
- Yetersiz ve bozuk ağız hijyeni
- Ağız yapısıyla uyumsuz, kötü diş protezleri
- Sürekli kronik tahrişe yol açan diş bozuklukları
Biyopsi Sonucu: Skuamöz Hücreli Karsinom ve Displazi Ne Anlama Gelir?
Dil ve ağız boşluğunda en sık görülen kötü huylu tümör türü skuamöz hücreli karsinomdur. Solunum ve üst sindirim sisteminde yaygın rastlanan bu tümör, ciddiyetle ele alınması ve doğru tedavi edilmesi gereken bir kanser tipidir. Biyopside skuamöz hücreli karsinom raporlanması, öncelikle cerrahi yolla tedavi edilebilen ciddi bir tümörle karşı karşıya olunduğunu gösterir. Bu durumda vakit kaybetmeden deneyimli bir kulak burun boğaz ve baş boyun cerrahisi uzmanına başvurulmalıdır.
Biyopsi sonucunun displazi olarak raporlanması, kansere giden yolda bir basamakta bulunulduğunu ve tedavi edilmesi gereken ciddi bir tablonun varlığını gösterir. Çoğu durumda displazi saptanan lezyonun tamamıyla cerrahi olarak çıkartılması gerekir.
Tedavi Öncesi Tanı ve Evreleme Tetkikleri
Patoloji sonucunun ardından baş boyun cerrahisi uzmanı hastalığın yaygınlığını ve evresini belirlemek amacıyla ilaçlı boyun MR’ı ve PET-BT gibi ileri görüntüleme incelemelerine başvurur. Evreleme tamamlandıktan sonra öncelikli olarak cerrahi tedavi planlanır.
Dil Kanserinde Cerrahi Tedavi ve Kombine Yöntemler
Kanser tedavisinde cerrahi, radyoterapi, kemoterapi, hedefe yönelik tedavi ve immünoterapi gibi birçok araç kullanılır. Dil ve ağız içi kanserlerinde ilk tedavi seçeneği pek çok durumda cerrahidir.
Cerrahi müdahalede tümörlü doku, çevresindeki bir miktar sağlıklı doku sınırı ile birlikte vücuttan uzaklaştırılır. Hastalığın yayılma olasılığına karşı boyundaki lenf bezelerinin çıkartılması tedavinin ilk ve temel basamağını oluşturur. Cerrahiye ilave olarak gerekli vakalarda radyoterapi, kemoterapi ve bazı durumlarda immünoterapi tedavileri sürece dahil edilebilir.
Ağız İçi Kanser Tedavisinde Lazerin Yeri
Günümüzde ağız içi kanserlerin tedavisinde lazerin doğrudan bir yeri bulunmamaktadır. Lazerin kullanılan diğer cerrahi aletlere karşı bir üstünlüğü yoktur. Genel olarak daha çok ağrıya yol açtığı için tedavide bir avantaj sağlamaz ve ağız içi kanserlerin tedavisinde dünyada kabul gören bir uygulaması yoktur.
Ameliyat Süreci, Beslenme ve İyileşme Dönemi
Dil ve ağız içi kanser ameliyatları genellikle 4-5 saat kadar sürer. Hastalar operasyonun ardından ortalama 6-7 gün hastanede yatar.
İyileşme dönemindeki aşamalar şöyledir:
- İlk günlerde hastalar burundan yerleştirilen özel bir beslenme sondası vasıtasıyla beslenir.
- Hastaneden taburcu olurken bu sonda çıkartılır ve yumuşak kıvamlı gıdalarla normal beslenmeye geçilir.
- Operasyonun ardından ilk başlarda bazı kelimelerin telaffuzunda güçlük çekilebilir.
- Hastalar haftalar ve aylar içerisinde eski seslerine ve konuşma düzenlerine yeniden kavuşurlar.
Prof. Dr. Çetin Vural
KBB & Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı
Prof. Dr. Çetin Vural, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1984 yılında mezun oldu.
Gereken sınavları ve aşamaları 2003 yılı Nisan ayında tamamladıktan sonra Kulak Burun Boğaz dalında Doçent, 2012 yılı Şubat ayında Profesör ünvanını aldı.
Dr. Çetin Vural, Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 7 yıla yakın bir süre görev yaptıktan sonra Ataşehir Acıbadem Hastanesi’nde mesleki çalışmalarına devam etmektedir.
Prof. Dr. Çetin Vural, genel kulak burun boğaz rahatsızlıklarının yanı sıra baş boyun ve yüz bölgesi iyi huylu tümörleri, kanserleri, tiroid ve paratiroid bezlerinin cerrahi olarak tedavi edilen hastalıkları ve kulak hastalıkları ile yoğun olarak ilgilenmektedir.







