Tiroid Kanseri Hakkında Merak Edilenler
Prof. Dr. İldem Deveci
Kulak Burun Boğaz Uzmanı
Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı
Tiroid Kanseri Belirtileri, Tedavi Yöntemleri ve Takip Süreci
Tiroid kanseri, tiroid bezini oluşturan hücrelerin kontrolden çıkarak anormal şekilde büyümesiyle gelişen kötü huylu bir hastalıktır. Genellikle 30-60 yaş arasındaki genç erişkin grupta tespit edilmektedir. Kadınlarda erkeklere kıyasla yaklaşık 3 ila 4 kat daha sık görülür.
Tiroid Kanseri Belirtileri Nelerdir?
Hastalığın belirtileri, tümörün boyutuna ve yerleştiği bölgeye göre değişiklik gösterir. Mikropapiller kanser olarak adlandırılan ve 1 santimetreden küçük olan tümörler genelde hiçbir şikayete yol açmaz, kontrol amaçlı yapılan tetkiklerde tesadüfen saptanır. Nodüller ve tümör büyüdükçe yutma güçlüğü, soluk borusu baskısına bağlı nefes darlığı, ses kısıklığı, boğaz ağrısı, inatçı öksürük ve boyunda ele gelen şişlik gibi yakınmalar ortaya çıkar.
Teşhiste Altın Standart: İnce İğne Aspirasyon Biyopsisi
Teşhis sürecinde fiziki muayene ve ultrasonografi incelemelerinin ardından en güvenilir yaklaşım ince iğne aspirasyon biyopsisidir. Şüpheli görülen nodülden alınan örneğin patolojik incelemesi ile tiroid kanseri tanısı kesinleştirilir.
Tiroid Kanserinde Tedavi Başarı Oranları
Başarı oranını belirleyen temel faktörler tümörün türü ve hastalığın evresidir. Papiller ve foliküler kanser gibi iyi diferansiye türlerde, erken teşhis ile tedavi başarısı %98-99 gibi oldukça yüksek oranlara ulaşır. Medüller tiroid kanserinde ise başarı oranları bir miktar daha düşüktür. Erken dönemde yakalanan vakalarda, genç yaştaki hastalarda boyun lenf bezlerine sıçrama (metastaz) gerçekleşmiş olsa dahi bu durum yaşam süresini ve tedavi başarısını olumsuz etkilemez.
Tiroid Kanseri Genetik Midir?
Papiller ve foliküler tiroid kanserlerinde doğrudan genetik bir geçiş söz konusu değildir. Ancak ailesinde tiroid nodülü veya hastalığı öyküsü olan bireylerde nodül ve kanser gelişme riski toplum geneline göre daha yüksektir. Medüller tiroid kanserinde ise genetik geçiş faktörü belirgindir. Ailesinde medüller tiroid kanseri tanısı bulunan kişilerin tiroid açısından ayrıntılı taranması gerekir.
Cerrahi Tedavi ve Ameliyatsız Takip Kriterleri
Tiroid kanserinin ana tedavi yöntemi, tiroid bezinin cerrahi müdahaleyle çıkarılmasıdır (tirodektomi). Bazı özel durumlarda cerrahi uygulanmadan takip yapılabilir. Tümör boyutu 1 santimetreden küçük mikropapiller kanserlerde; kanser tiroid dokusu dışına taşmamışsa, boyun lenf bezlerine veya uzak organlara yayılmamışsa, tümör şah damarı, ses teli siniri, yemek borusu veya soluk borusu gibi kritik yapılara komşu değilse ve hasta ileri yaşta ise ameliyatsız yakın takip tercih edilebilir. Bu kriterleri karşılamayan vakalarda cerrahi müdahale şarttır.
Ameliyat Süreci ve Günlük Yaşama Dönüş
Tiroid ameliyatları genel anestezi altında gerçekleştirilir ve ortalama 2-3 saat sürer. Hastalar operasyon sonrası 1-2 gün hastanede yatarak taburcu edilir. Günlük yaşama ve iş hayatına dönüş süresi yaklaşık 1 haftadır. Kanser yayılımı nedeniyle ameliyata tek taraflı veya iki taraflı boyun diseksiyonu (lenf bezlerinin temizlenmesi) eklendiğinde ameliyat süresi, hastanede yatış ve iyileşme süreleri uzayabilir.
Ses Teli Hasarı Riski ve Sinir Monitörü
Cerrahi öncesi en çok endişe edilen konulardan biri ses tellerinin zarar görme ihtimalidir. Ameliyatta riske giren yapı ses tellerinin kendisi değil, tiroid bezinin hemen arkasından geçen ve ses tellerini çalıştıran sinirlerdir. Bu sinirlerde geçici veya kalıcı hasarlar oluşabilir. İstatistiksel olarak %5 oranında geçici, %1 oranında ise kalıcı ses kısıklığı riski bulunmaktadır. Bu riski minimuma indirmek amacıyla operasyonlarda sinir monitörü kullanılır. Sinir monitörü sayesinde sinirlerin yeri tespit edilir, fonksiyonları kontrol edilerek güvenli cerrahi sağlanır.
Radyoaktif İyot (Atom) Tedavisi Hangi Durumlarda Gerekir?
Ameliyatın ardından bazı hastalara radyoaktif iyot (atom) tedavisi uygulanması gerekebilir. Atom tedavisi; tümörün tiroid kapsülünü aşarak çevre dokulara yayıldığı durumlarda, cerrahi sonrası geride tiroid dokusu kaldığında (cerrahi sınır pozitifliği), akciğer ve kemik gibi uzak organ metastazı varlığında ve ameliyat sonrası kan testlerinde tiroglobulin hormon seviyesinin yüksek seyrettiği hallerde uygulanır.
Ömür Boyu Hormon Tedavisi ve TSH Baskılama
Tiroid bezinin tamamı alınan hastalar, vücutlarında hormon üretecek doku kalmadığı için ömür boyu sentetik tiroid hormonu kullanmalıdır. Bu tedavi, eksik hormonu yerine koymanın yanı sıra TSH seviyesini baskılayarak kanserin nüks etmesini (tekrarlamasını) önlemek açısından büyük önem taşır.
Metastaz ve Uzun Dönem Nüks Riski
Tiroid kanserleri çevre dokulara ve uzak organlara yayılma potansiyeline sahiptir. Tümör boynun santral ve yan bölge lenf nodlarına, ayrıca akciğer, kemik ve karaciğer gibi uzak organlara metastaz yapabilir. Diğer kanser türlerinden farklı olarak tiroid kanserleri 10-20 yıl sonra bile nüks edebilir. Bu nedenle ameliyatın üzerinden uzun yıllar geçse dahi yıllık rutin kontroller aksatılmamalıdır.
Tiroid Kanseri Sonrası Gebelik
Tiroid kanseri tedavisi geçirmiş kişilerin hamile kalmasında tıbbi bir sakınca bulunmamaktadır. Ameliyat sonrası radyoaktif iyot (atom) tedavisi alan hastaların ise tedaviden sonra en az 6 ay boyunca hamilelik planlamaması gerekir.
Boyun Diseksiyonu Çeşitleri ve Etkileri
Tiroid kanseri cerrahisinde ana işlem tiroid bezinin alınmasıdır (tirodektomi). Gerektiğinde buna lenf bezlerinin temizlenmesi (boyun diseksiyonu) eklenir. Diseksiyon iki farklı bölgede uygulanır:
Santral boyun diseksiyonu: Soluk borusu ve şah damarı arasındaki lenf nodlarının temizlenmesidir. İleri evre tümörlerde veya şüpheli lenf nodu varlığında uygulanır. Tiroid ameliyatı için yapılan mevcut kesiden gerçekleştirilir, iyileşme ve yatış süresini uzatmaz.
Yan boyun diseksiyonu: Boynun yan bölgesindeki lenf nodlarının temizlenmesidir. İşlem öncesi görüntüleme veya biyopsi ile metastazın kanıtlanmış olması şarttır. Kulak arkasına uzanan daha geniş bir kesi gerektirir. Hastanede kalış süresi 3-4 güne çıkar, ağrı ve işe dönüş süresi bir miktar artar.
Ömür Boyu Takip Protokolü
Tedavisi tamamlanan hastalar ömür boyu takip programına alınır. İlk 2 yıl boyunca 3 ila 6 aylık aralıklarla, sonraki dönemde ise 6-12 aylık periyotlarla kontroller sürdürülür. Takiplerde T3, T4, TSH, Tiroglobulin (Tg) ve Anti-Tiroglobulin (Anti-Tg) kan değerleri incelenir. Görüntülemede en önemli yöntem boyun ultrasonografisidir. Ultrason ile tiroid yatağı ve lenf bezleri değerlendirilir. Tiroglobulin değeri yüksek çıkan ancak ultrasonda odağı bulunamayan hastalarda uzak metastazları araştırmak amacıyla PET gibi ileri tetkikler kullanılır. Düzenli takip ve doğru tedavi ile tiroid kanseri başarıyla yönetilebilen bir hastalıktır.
Prof. Dr. İldem Deveci
Kulak Burun Boğaz Uzmanı
Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı
Prof. Dr. İldem Deveci, tıp eğitimini 2003 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başarıyla tamamlamıştır. Uzmanlık eğitimini Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları alanında sürdüren Prof. Dr. Deveci, 2009 yılında T.C. Sağlık Bakanlığı Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan uzmanlığını almıştır. Tıbbi ve akademik çalışmalarına aralıksız devam ederek 2019 yılında Doçentlik unvanını kazanmış, edinmiş olduğu bilgi birikimi ve akademik başarılarıyla Profesörlük kadrosuna yükselmiştir.
Kariyeri boyunca Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) disiplininde geniş bir klinik ve cerrahi deneyim kazanan Prof. Dr. İldem Deveci, güncel tıp teknolojilerini ve yenilikçi tedavi protokollerini yakından takip etmektedir. Başta rinoloji, burun estetiği (rinoplasti), sinüs hastalıkları cerrahisi ve çocukluk çağı KBB rahatsızlıkları olmak üzere; kulak, burun, boğaz ve baş-boyun bölgesini ilgilendiren klinik vakalarda bütüncül ve hasta odaklı bir yaklaşım sergilemektedir.
Hekimlik anlayışında etik ilkeleri, bilimsel kanıta dayalı tıbbı ve hasta konforunu odağına alan Prof. Dr. İldem Deveci, her hastanın biyolojik ve anatomik özelliklerine uygun kişiselleştirilmiş tedavi planlamaları sunmaktadır. Akademik literatüre katkı sağlayan ulusal ve uluslararası yayınlarının yanı sıra, mesleki gelişim faaliyetleri ve bilimsel organizasyonlarda yer alarak KBB alanındaki güncel gelişmeleri takip etmeye devam etmektedir.
Mesleki İlgi Alanları:
- Rinoplasti (Burun Estetiği)
- Tiroid kanseri
- Paratiroid cerrahisi
- Tükürük bezi tümörleri ve kanserleri
- Parotis bezi tümörleri ve kanserleri
- Parafarenreal bölge tümörleri
- Gırtlak kanser ve tümörleri
- Boğaz ve yutak kanser ve tümörleri
- Ağız kanser ve tümörleri
- Dil kanser ve tümörleri










