Tiroid Nodülleri Hakkında Merak Edilenler
Prof. Dr. İldem Deveci
Kulak Burun Boğaz Uzmanı
Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı
Tiroid Nodülü Nedir? Belirtileri, Biyopsi ve Tedavi Yöntemleri
Tiroid bezimiz boyun ön kısmında yerleşmiş olan ve hormon üreten bir salgı bezidir. Tiroid bezi ile ilgili hastaların en çok sorduğu ve merak ettiği konu tiroid nodülleridir. Tiroid nodülleri, tiroid bezinin içindeki hücrelerin anormal ve fazla çoğalmasıyla oluşan yumrulardır. Bu yumrular farklı özelliklerde olabilirler. İçi tamamen sıvıyla dolu kistik nodüller, içi katı olan soliter nodüller veya hem sıvı hem katı parçalardan oluşan miks (karışık) nodüller şeklinde karşımıza çıkarlar.
Tiroid Nodülleri Neden Oluşur ve Kimlerde Görülür?
Tiroid nodülü toplumumuzda çok sık karşılaşılan bir sorundur. Erişkinlerde ultrasonla inceleme yapıldığında ortalama %30 ile %40 oranında tiroid nodülü tespit edilir. Oluşum nedenlerini incelediğimizde en sık sebep iyot eksikliğidir. Ülkemizin bazı bölgelerinde iyot eksikliği yoğun olduğu için tiroid nodülü oluşumu sıkça tetiklenmektedir. Kadınlarda özellikle üreme çağında östrojen hormonunun etkisiyle nodül oluşumları artar. Ailesinde tiroid hastalığı olanlarda nodül görülme sıklığı topluma göre daha yüksektir. Baş ve boyun bölgesine daha önce radyoterapi almış hastalarda da nodül gelişimi artabilir. Stres ve tiroiditler dediğimiz otoimmün hastalıklar da tiroid nodülü oluşumuna yol açan etkenler arasındadır.
Tiroid Nodülü Belirtileri Nelerdir?
Tiroid bezimiz boynumuzun ön kısmında yerleşmiş bir doku olduğu için oluşan nodüller öncelikle boyunda ele gelen şişlik şikayeti yaratabilir. Nodüllerin boyutları değişken olduğu için 1 santimetreden küçük nodülleri fark etmek her zaman kolay olmayabilir. Hastalar aynada kendi boyunlarını incelerken veya dokunurken yutkunmakla hareket eden bir lezyon görebilirler. Nodüller büyüdüğü zaman boyun orta hattındaki komşu yapılara baskı yapabilir. Soluk borusuna baskı yapması özellikle yatarken nefes darlığı yaratabilir. Yemek borusuna doğru yoğun baskı yutma güçlüğüne yol açar. Ses tellerine giden sinire çok büyük bir nodül baskı yaparsa ses kısıklığı, kuru öksürük, boğaz ağrısı ve boğazda takılma hissine sebep olabilir.
Tiroid Nodülü Nasıl Teşhis Edilir?
Tiroid nodüllerinin tanısında en kıymetli yöntemler ultrason ve tanıyı kesinleştirmek için yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisidir. Nodüllerin değerlendirilmesinde ultrasonografik bulgular çok kıymetlidir. Ultrasonda tamamen izoekoik görünen pür kistik veya süngerimsi bir nodül 2-3 santimetre boyutunda olsa bile biyopsi gerekmeyebilir. Ancak nodülde çevre düzensizliği, mikrokalsifikasyonlar, kapsüle doğru uzanım, çevre dokulara baskı, iç kanlanmada artış veya halo yapısının kaybolması gibi bulgular varsa biyopsi yapılması şarttır.
Tiroid Nodüllerinde Ne Zaman Biyopsi Yapılmalıdır?
Ultrason raporunu incelediğimizde nodül tamamen soliter kısımdan oluşuyorsa, hipoekoik dediğimiz karanlık bir görünüme sahipse, etrafında halo kaybı varsa ve mikrokalsifikasyon dediğimiz kireçlenmeler barındırıyorsa bu şüpheli bir durumdur. Çevresinde düzensizlik ve etraf dokulara bası yapan bu nodüller kanser riski taşıdığı için mutlaka biyopsiyle değerlendirilmelidir. İnce iğne aspirasyon biyopsisi ultrason eşliğinde lokal anestezi altında uygulanan çok kısa ve ağrısız bir işlemdir. Hastalar işlemden hemen sonra günlük hayatlarına dönebilirler. Tiroid nodülü toplumda çok sık görüldüğü için her nodüle biyopsi yapmak gerekmez. Genellikle 1 santimetrenin altındaki nodüllere rutin biyopsi uygulamıyoruz. Ancak 1 santimetreden küçük olsa bile nodülün koyu renkli görünmesi, kireçlenme barındırması, çevre yapısının düzensiz olması ve uzun boyunda artış saptanması risk taşıdığını düşündürür. Bu gibi şüpheli durumlarda küçük nodüllere de biyopsi yapılabilir.
Tiroid Nodülünün Büyümesi Kanser Belirtisi mi?
Tiroid nodüllerinin %90-95’i iyi huylu nodüllerdir. İyi huylu nodüller çok nadiren kötü huyluya dönüşme riski taşır, kansere dönüşme ihtimali neredeyse yok denilebilir. Bazı nodüller ise baştan itibaren kanser riski taşıyan yapıda olabilir ve bunlar büyüdükçe kanserleşme potansiyelleri artar. Bir tiroid nodülünün büyümesi her zaman kanser belirtisi anlamına gelmez. Büyümenin hızına dikkat etmek gerekir. Birkaç gün veya bir iki hafta içinde aniden oluşan hızlı büyümeler genelde nodülün içine kanama olması veya kistik sıvı miktarındaki artışlardan kaynaklanır. Bu durumda sıvı boşaltılarak nodül rahatlatılabilir. Daha uzun bir periyot içinde yavaş yavaş büyüyerek önceki değerlendirmelere göre boyutunda %20 veya daha fazla artış görülen nodüller kanser şüphesi uyandırır. Bu tip nodüllerin biyopsi ile değerlendirilmesi uygundur.
İyi Huylu Tiroid Nodülleri Ameliyatsız Tedavi Edilebilir mi?
İyi huylu tiroid nodülleri ameliyatsız tedavi edilebilir veya sadece takip altında tutulabilir. Her tiroid nodülünde cerrahi işlem gerekmez. Nodülde büyüme veya baskı semptomları varsa radyoaktif iyot tedavisi, radyofrekans veya kriyoterapi gibi nodül dondurma ve yakma işlemleri uygulanabilir. Bu yöntemler nodül boyutunun küçülmesini ve fonksiyonlarının düzenlenmesini sağlar. Cerrahi işlem olmadıkları için poliklinik şartlarında kolayca uygulanabilirler.
Hangi Tiroid Nodülleri İçin Ameliyat Kararı Verilir?
Yapılan ultrason ve biyopsiler sonucunda tiroid nodülü kanser tanısı aldıysa veya yüksek kanser şüphesi taşıyorsa ana tedavi yöntemi cerrahidir. Nodül kanser olmasa bile 4 santimetreden büyük hale gelmişse ve bası semptomları yaratıyorsa ameliyat gerekebilir. Yutma güçlüğü, ses kısıklığı, öksürük ve nefes darlığı gibi şikayetlerin yanı sıra boyunda görsel bozukluklara yol açan büyük nodüllere de cerrahi müdahale yapılır.
Tiroid Ameliyatlarında Tiroid Bezinin Tamamı Alınır mı?
Malign (kötü huylu) olmadığını bildiğimiz çok büyük veya bası yapan nodüller için ameliyat planladığımızda nodülün yerleşimine bakarız. Nodül tek taraflıysa ve tiroidin diğer tarafında ultrasonografik veya fiziksel muayenede nodül görülmüyorsa sadece tiroidin tek tarafının alınması tercih edilir. Tiroidin kalan kısmı fonksiyon görmeye devam edeceği için hastanın yaşam kalitesine pozitif bir katkı sağlar.
Tiroid Cerrahisinde Nelere Dikkat Edilir?
Tiroid ameliyatlarında hastanın hazırlık dönemindeki kan tahlilleri ve ultrasonografik bulguları yol göstericidir. Cerrahi sırasında dikkat ettiğimiz çok önemli konular bulunur. Rutin olarak sinir monitörü kullanarak tiroid bezinin hemen yanından geçen ve ses tellerimize giden sinirleri tespit edip koruma altına alıyoruz. Tiroid bezinin çevresine yerleşmiş olan, vücudumuzun kalsiyum metabolizmasından sorumlu paratiroid bezlerinin korunmasına ve fonksiyonlarını kaybetmemesine büyük özen gösteriyoruz. Ayrıca ameliyat sırasında tiroidin yakınındaki ana damarlar, yemek borusu ve soluk borusu gibi yapıların zarar görmemesi için büyük bir titizlikle çalışıyoruz.
Prof. Dr. İldem Deveci
Kulak Burun Boğaz Uzmanı
Baş ve Boyun Cerrahisi Uzmanı
Prof. Dr. İldem Deveci, tıp eğitimini 2003 yılında Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başarıyla tamamlamıştır. Uzmanlık eğitimini Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları alanında sürdüren Prof. Dr. Deveci, 2009 yılında T.C. Sağlık Bakanlığı Haydarpaşa Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı’ndan uzmanlığını almıştır. Tıbbi ve akademik çalışmalarına aralıksız devam ederek 2019 yılında Doçentlik unvanını kazanmış, edinmiş olduğu bilgi birikimi ve akademik başarılarıyla Profesörlük kadrosuna yükselmiştir.
Kariyeri boyunca Kulak, Burun ve Boğaz (KBB) disiplininde geniş bir klinik ve cerrahi deneyim kazanan Prof. Dr. İldem Deveci, güncel tıp teknolojilerini ve yenilikçi tedavi protokollerini yakından takip etmektedir. Başta rinoloji, burun estetiği (rinoplasti), sinüs hastalıkları cerrahisi ve çocukluk çağı KBB rahatsızlıkları olmak üzere; kulak, burun, boğaz ve baş-boyun bölgesini ilgilendiren klinik vakalarda bütüncül ve hasta odaklı bir yaklaşım sergilemektedir.
Hekimlik anlayışında etik ilkeleri, bilimsel kanıta dayalı tıbbı ve hasta konforunu odağına alan Prof. Dr. İldem Deveci, her hastanın biyolojik ve anatomik özelliklerine uygun kişiselleştirilmiş tedavi planlamaları sunmaktadır. Akademik literatüre katkı sağlayan ulusal ve uluslararası yayınlarının yanı sıra, mesleki gelişim faaliyetleri ve bilimsel organizasyonlarda yer alarak KBB alanındaki güncel gelişmeleri takip etmeye devam etmektedir.
Mesleki İlgi Alanları:
- Rinoplasti (Burun Estetiği)
- Tiroid kanseri
- Paratiroid cerrahisi
- Tükürük bezi tümörleri ve kanserleri
- Parotis bezi tümörleri ve kanserleri
- Parafarenreal bölge tümörleri
- Gırtlak kanser ve tümörleri
- Boğaz ve yutak kanser ve tümörleri
- Ağız kanser ve tümörleri
- Dil kanser ve tümörleri







