Donuk Omuz Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri
Prof. Dr. Şenol Akman
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Özet Bilgi
Donuk omuz (adeziv kapsülit); omuz eklem kapsülünün büzüşmesiyle gelişen, şiddetli gece ağrısı ve fonksiyon kaybına yol açan bir rahatsızlıktır. Teşhisi klinik muayeneyle koyulan bu hastalıkta; enjeksiyon ve fizik tedavi gibi konservatif yöntemlerin yanı sıra dirençli vakalarda artroskopik kapsül gevşetme ameliyatı ile hızlı iyileşme sağlanır.
Tıbbi İçerik Katkısı: Prof. Dr. Şenol Akman
Donuk omuz, omzunuzda geçmek bilmeyen bir ağrı veya tutulma hissi ile ortaya çıkan bir patolojidir. Bu soruna adeziv kapsül iltihabı (adeziv kapsülit) da denmektedir. Pek iyi bilinmeyen bu sorun, tedavi edildiği takdirde genellikle zaman içinde düzelme gösterir. Donuk omuz, özellikle 35-40 ile 60 yaş arası kadınlarda daha sık olmak üzere ortopedide sık karşılaşılan bir problemdir. Oldukça ağrılı ve hareket kaybı ile seyreden bu hastalıkta hastalar uzun süre kollarını kullanamayabilirler. İleri vakalarda omuz hareketleri ileri derecede kısıtlanmıştır; hastalar diş fırçalama, dolaptan bir şey alma, etek ilikleme ve pantolon çekme gibi günlük fonksiyonlarını yapmakta zorluk çekebilirler. Gece ağrısı pek çok hastada mevcuttur.
Hissedilecek ilk belirti omuz ağrısıdır. Hastalar sanki omzunu incitmiş gibi hissederler. Diğer belirtiler ise kolu hareket ettirdikçe artan omuz ağrısı, uyutmayacak derecede şiddetli omuz ağrısı, günlük işleri yapmayı güçleştirecek ölçüde ağrı ve kolu belli bir noktadan öteye kaldıramamak veya döndürememektir.
Donuk Omuz Nedenleri ve Risk Faktörleri
Donuk omuz nedenleri çok çeşitlidir. Vakaların çoğunda asıl neden tam olarak bilinememektedir (idiyopatik). Kadınlar bu duruma yakalanmaya erkeklerden daha yatkındır ve sorun sıklıkla 40 yaş ve üzerindeki kadınlarda görülür. Bazen yaşanan bir omuz incinmesinden yıllar sonra donuk omuz ağrıları ortaya çıkabilir. Omuz eklemi ve tendon yırtıkları ile omuz eklem kireçlenmeleri de donuk omuza yol açan sebepler arasındadır. Üçüncü sırada ise travma veya cerrahi sonrası omuz eklem hareket kısıtlılığı ile seyreden olgular yer alır.
İdiyopatik donuk omuz vakalarında özellikle şeker hastalığı, tiroid problemleri, kolesterol yüksekliği, kalp problemleri, kadınlarda meme hastalıklarının varlığı ve boyun problemleri araştırılmalıdır. Günümüzde donuk omuz gelişen vakaların çoğunun yoğun stres altında olan kişiler olduğu unutulmamalıdır. Bu hastalıklardan özellikle şeker hastalığı olanlarda tedaviye yanıt daha yetersiz olabilir.
Donuk omuz vakalarında ilk belirtiler genellikle ağrı ile başlar, ardından geçen süre içerisinde omuz eklemi hareketlerinde kısıtlılık oluşur. Omuz pek çok ayrı parçadan oluşan bir eklemdir ve bu parçalar sayesinde kol kaldırılabilir, döndürülebilir ve sallanabilir. Ancak donuk omuz durumunda eklemin belli kısımları içe çekilir, yani sıkışarak büzülür. Bu durumdan dolayı kol hareket ettirilmek istendiğinde ağrı ve tutukluk hissedilir. Tedavi edilmeyen vakalarda omuz eklem hareketlerinde kalıcı kısıtlılık oluşabilir.
Donuk Omuz Tanısı Nasıl Konulur?
Bu durumun tanısını koyabilmek için yaşanan belirtilerin ve sağlık geçmişinin öğrenilmesi gereklidir. Tanı sürecinde kol zorlanmadan yukarı kaldırılarak kendi ekseni etrafında döndürülür; böylece ne kadar hareket edebildiği ve hareketin ağrı verip vermediği değerlendirilir. Ardından omzun röntgeni gibi görüntüleme tetkikleri istenebilir. Bazı durumlarda diğer görüntüleme tetkiklerinin de yapılması gerekebilir. Tetkik sonuçları muayene bulguları ile birlikte değerlendirilerek teşhis konulur.
Donuk omuz şikayetleri başladıktan sonra hastalığın süresi vakadan vakaya değişmek üzere 2 yıl ile 10 yıla kadar sürebilir. Hareket kısıtlılığının olduğu vakalarda hastalık tedavi edilmezse, hastaların ileriki yaşantılarında omuz eklem kısıtlılığı kalabilir.
Ameliyatsız (Konservatif) Tedavi Yöntemleri
Donuk omuzun ilk tedavisi konservatiftir (cerrahi dışı). Hastalar ilk safhalarda öncelikle ağrı şikayetiyle başvururlar. Burada radyolojik tetkiklerin ötesinde klinik muayene ve hastanın iyi dinlenmesi çok önemlidir. Donuk omuzun teşhisi klinik muayene ile konur; sadece radyoloji raporlarıyla karar verilmemelidir.
Konservatif tedavide ilk amaç, hastanın ağrılarının kesilmesi ve hareket açıklığının sağlanmasıdır. Bu amaçla ağrı kesici ve ödem azaltıcı ilaçlar, omuz eklem enjeksiyonları ve fizik tedavi uygulanmalıdır. Bu safhalarda hastaların ağrı nedeniyle omuz eklemlerini korumaya alıp günlük hareketleri yapmamaları durumun daha da kötüleşmesine neden olabilir. Hastalar donma aşamasında mutlaka omuz eklemlerini kullanmaya çalışmalıdırlar.
Kortizon yangıyı, yani şişme ve hassasiyeti azaltmaya yardımcı olan bir steroiddir. Bu tedavide kortizon doğrudan eklemin içine enjekte edilir. Bu yöntem donmuş omuz durumunu tamamen iyileştirmese de genellikle omuz esnetme hareketlerinin yapılmasına fırsat verecek ölçüde ağrıyı azaltabilir.
Artroskopik Cerrahi ve Gevşetme İşlemi
Artroskopik cerrahide amaç, donan omuz eklem kapsülünün yapışıklıklarının giderilmesidir. Artroskopik işlem genel anestezi altında yapılır; omuz eklemi açılmadan kapsülün daraldığı bölgeler artroskopik olarak gevşetilir ve omuz eklem hareketi sağlanır. Artroskopik girişimle donuk omuzun hızlı bir şekilde tedavisi gerçekleştirilir. Böylece hastalar uzun sürecek hareket kısıtlılığı ve ağrı şikayetlerinden kurtulmuş olurlar. Artroskopi sonrası omuz eklem hareketleri genel anestezi altında tekrar muayene edilerek hareket kaybının kalmadığından emin olunur.
Ameliyat Sonrası Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon
Donuk omuz cerrahisi sonrası rehabilitasyon mutlaka uygulanmalıdır. Ameliyat sonrası ağrı hastadan hastaya değişmekle birlikte özellikle ilk gün oluşabilir. Ameliyat sonrası birinci günde amaç, ağrı kesicilerin kullanılmasıyla öncelikle hastanın ağrısının hafifletilmesidir.
Fizik tedavi genellikle ameliyatın ertesi günü başlar. Fizik tedavide ameliyatı yapan hekimin bulguları ve yönlendirmesi çok önemlidir. Başlangıç aşamasında cerrah hastaya kendi yapacağı egzersizleri anlatır; çoğu hasta yapacağı hareketleri kolayca anlayıp uygulamaya başlar. Amaç, hastanın omuz ekleminin tam hareket açıklığına ulaşmasıdır. Hastanın kendi uyguladığı egzersizlerin yanında gereken durumlarda fizyoterapistlerden profesyonel destek alınır. Fizyoterapi süresi hastadan hastaya değişmekle birlikte 4-6 haftayı bulmaktadır.
Prof. Dr. Şenol Akman
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Prof. Dr. Şenol Akman, tıp eğitimini 1988 yılında İstanbul Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra, uzmanlık eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda gerçekleştirdi. Eğitim hayatı boyunca edindiği güçlü teorik altyapıyı, cerrahi pratiğiyle pekiştirerek sektörde yetkin bir isim haline geldi.
Kariyeri boyunca VKV Amerikan Hastanesi ve Şişli Etfal Hastanesi gibi saygın kurumlarda kritik sorumluluklar üstlenen Prof. Dr. Akman, 2001-2012 yılları arasında Beşiktaş Spor Kulübü’nün ortopedi konsültanlığını yürüttü. Akademik gelişimini sürdürerek 2003 yılında Doçent, 2010 yılında ise Profesör unvanını almaya hak kazandı.
Maçka’daki Ortopedist Ortopedi Merkezi’nde hastalarına hizmet vermeye aktif olarak devam etmektedir.
Mesleki İlgi Alanları
- Omuz ve Dirsek Cerrahisi: Tendon yırtıkları, tekrarlayan çıkıklar ve kireçlenmelerin artroskopik (kapalı) ve açık cerrahi tedavisi.
- Spor Hekimliği ve Spor Yaralanmaları: Ön çapraz bağ, menisküs yırtıkları ve kıkırdak hasarlarının tanı, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri.
- Artroplasti (Protez Cerrahisi): Kalça, diz ve omuz eklem kireçlenmelerinde primer ve revizyon protez uygulamaları.











