Omuz Çıkıkları, Nedenleri ve Güncel Tedavi Yöntemleri
Prof. Dr. Şenol Akman
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Özet Bilgi
Omuz çıkıkları, eklem stabilitesini sağlayan labrum dokusunun yırtılması (Bankart veya SLAP lezyonu) ve kapsül esnemesi sonucu gelişen travmatik tablolardır. Özellikle genç ve aktif bireylerde kendiliğinden iyileşmeyen labral yırtıklar nedeniyle oluşan tekrarlayan çıkıklarda, doku bütünlüğünü restore etmek ve kireçlenmeyi önlemek amacıyla artroskopik (kapalı) cerrahi yöntemleri uygulanır.
Tıbbi İçerik Katkısı: Prof. Dr. Şenol Akman
Omuz eklemi, yapısı itibarıyla vücudumuzun en fazla hareket kabiliyetine sahip eklemidir. Diğer eklemlerle karşılaştırıldığında eklemin sağlamlığı kemik-kemik bağlantısından ziyade yumuşak doku gücü tarafından sağlanır. Hareket derecesi bu kadar fazla olan bir eklemin doğal olarak çıkma riski de diğer eklemlere göre daha fazladır. Vücudumuzun en sık çıkan eklemi omuz eklemidir.
Omuz Eklem Stabilitesi ve Labrum Yırtıkları
Omuzun yerinde durmasını sağlayan kemik bağlantıların yanında labrum adı verilen fibrokartilejanöz yapı, eklem bağları, çevre yumuşak doku kasları ve vakum etkisi bulunmaktadır. Bu yapılardan özellikle travma sonrası en sık zedelenen ve eklem stabilitesine en fazla etkisi olan yapı labrumdur.
Labral yırtıklar geliştikten sonra kendi kendine iyileşmezler. Özellikle sportif yaralanmalar sonrası genç hastalarda labral yırtık sonucu omuz ekleminde tekrarlayan çıkıklar oluşabilir. Çıkıkların süreyen hale gelmesi ve çıkık sayısının artması durumunda labrum yırtığına ek olarak kemiksel lezyonlar da eklenebilir (Kemik Bankart). Kemik lezyonlarının eklenmesi, cerrahi tedavi prensiplerinin değişmesine neden olabilir.
Omuz Çıkığı Nasıl Oluşur ve Kimlerde Görülür?
Omuz çıkığı her yaş grubu hastada karşımıza çıkabilir. Çıkık mekanizması genellikle el açık pozisyondayken düşmelerde veya omuzun dışa zorlanmalarında meydana gelir. Yaşlı hasta grubunda omuz eklem çıkıklarına genellikle kırıklar da eşlik edebilir. Yaşlı hastalarda bu çıkıklar cerrahi yolla veya anestezi altında oturtma yöntemiyle tedavi edilir ve özel durumlar dışında çıkıkların tekrarlama ihtimali azdır.
Yaşlı hastalarda özellikle çevre kasların çıkık sırasında yırtılmasıyla beraber veya omuz yuvası (glenoid) kemiğinde kırıklar olduğu zaman çıkıkların tekrarlama ihtimali yüksektir.
Tekrarlayan omuz çıkıkları özellikle genç, aktif ve spor yapan hasta grubunda karşımıza çıkar. İlk çıkık genellikle ciddi bir travma sonrası oluşur. Daha sonra özellikle 30 yaş altı hastalarda günlük aktiviteler sırasında (esnerken, uyurken, dolaptan bir şey alırken, yüzerken, kolumuzla arkamızda olan bir objeyi almak isterken vb.) çıkık veya yarı çıkıklar oluşabilir. Bazı hastalar bu çıkıkları kendileri yerine oturtabilirken bazı hastalarda ise çıkığın oturtulması için yeniden hastaneye başvurmak gerekebilir.
Çıkıkların tekrarlaması; hastanın korku duymasına, omzunda çıkık endişesi yaşamasına ve günlük aktivitelerinde kısıtlama yapma gereği duymasına neden olabilir. Bu tip vakalarda cerrahi tedavi gereklidir.
Çıkabilen Omuz, Süblüksasyon ve Kapsül Gerilmesi
Omuzda gevşeklik ve çıkabilirliğin başlıca nedeni, kol kemiği başının yuvasını terk etmesine yol açan zedelenmelerdir. Eğer kol kemiği eklemden tamamen dışarı çıkmışsa buna omuz çıkığı denir. Eğer kısmen yerinden oynamışsa bu duruma kısmi çıkık (süblüksasyon) adı verilir. Bu tür zedelenmelerde labrum yırtığı ya da kapsül gerilmesi, hatta her iki durum birden meydana gelebilir. Eklemin sürekli olarak kuvvet baskısı altında kalması da fırlatma sporları yapan sporcularda veya eklemleri gevşek olan kimselerde görülebilir ve omuzda zedelenmeye yol açabilir.
Kapsüldeki bağların çoğu labruma bağlıdır. Kol kemiğinin başı yuvasından çıkarsa labrumu da çekerek gerer ve yırtılmaya neden olur. Labrum yırtıkları çoğunlukla alt kısımda meydana gelir; buna “Bankart Yırtığı” denir. Labrumun üst kısmında meydana gelen yırtıklara ise “SLAP Yırtığı” adı verilir. Labrum yırtılırsa kol kemiği başı çok kolaylıkla yuvasından çıkabilir.
Omuz ekleminde çıkık ya da kısmi bir çıkık, eklemi saran kapsül dokusunu esnetir. Kapsül, fırlatma gibi hareketlerin üst üste tekrarlanmasıyla da gerilebilir. Esneyen kapsül artık gevşek kalacak demektir; bu durum da eklem sanki yerinden çıkıyormuş gibi bir his yaratır.
Omuzda Gevşeklik Belirtileri ve Zedelenme Bölgeleri
Omuzda çıkık yapacak zedelenme bir veya birden fazla yerde oluşabilir. Böyle bir durumda genellikle kol kemiği başı gereğinden fazla ileri çıkar ve eklemin önüne fırlar. Başınızın üstüne ya da geriye uzandığınız zaman omzunuzun çıkabileceği endişesine kapılabilirsiniz. Gevşek bir kapsül yüzünden bazen kolunuzu hangi yönde hareket ettirirseniz ettirin omzunuzda çıkık olacakmış gibi hissedersiniz.
Tekrarlayan Omuz Çıkıklarında Tedavi Prensipleri
Omuz tekrarlayan çıkıklarında her çıkık sonrası omuz eklemi hasarı fazlalaşabilmekte, kireçlenme ihtimali artabilmekte ve artroskopik cerrahi ile tedavisi zorlaşabilmektedir. Genellikle ilk çıkıklar cerrahi olmadan yerine konur ve bir süre kol askısı tespitinden sonra hastaya kuvvetlendirici egzersizler verilir. Çıkık tekrarlamazsa hastalar bu şekilde izlenebilir. Ancak bu tip olgularda yırtılan dokunun (labrum) anatomik iyileşimi vücut tarafından hiçbir zaman kendi kendine sağlanamamaktadır.
Özellikle aktif spor yapan ve sporla profesyonel olarak uğraşan kişilerde ilk çıkıklar sonrasında cerrahi tedavi tercih edilebilir. Çıkık sayısı artmaya başladığı zaman omuz tekrarlayan çıkıklarının tedavisi çoğunlukla artroskopik (kapalı yöntemlerle) ve açık tamir metodlarıdır. Özellikle 30 yaş altı aktif hasta grubunda tekrarlayan çıkıkların görülme yüzdesi %85-90’lara çıkmaktadır.
Yaşlı hastalarda çıkıkların tekrarlaması durumunda, özellikle kemik lezyonlarının eşlik ettiği vakalarda açık ameliyatlar veya protez ameliyatları gerekebilir.
Cerrahi Tedavi Yöntemleri ve Artroskopik Cerrahi
Tekrarlayan omuz çıkıklarında çeşitli cerrahi tedavi yöntemleri mevcuttur. Günümüzde teknolojinin ve cerrahi birikimin artmasına paralel olarak bu vakalarda çoğunlukla artroskopik (kapalı yöntemlerle) teknikler uygulanmaktadır. Artroskopik tedavide hastalar anestezi aldıktan sonra omuz bölgesinde açılan 3 ya da 4 portal (delik) yoluyla kamera altında, açık tedavi uygulanmadan tedavi edilebilmektedir.
Artroskopik tedavinin en önemli avantajı; yara bakımı gerektirmemesi, doku iyileşiminin daha hızlı olması ve hasta konforudur.
Artroskopik tedavinin uygulanamadığı hastalarda yırtık olan labrum açık tekniklerle yerine dikilebilir. Her iki tedavide de doku iyileşmesi açısından fark yoktur. Açık tedaviler; yara bakımı gerektirebilen ve ameliyat sonrası hastanede kalış süresi birkaç gün daha uzayabilen tedavilerdir.
Omuz çıkığında artroskopik tedavinin tercih edilme nedenleri:
- Minimal cerrahi morbidite
- Kozmetik görünüm
- Erken rehabilitasyon
- Minimal invaziv
Prof. Dr. Şenol Akman
Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı
Prof. Dr. Şenol Akman, tıp eğitimini 1988 yılında İstanbul Üniversitesi’nde tamamladıktan sonra, uzmanlık eğitimini İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda gerçekleştirdi. Eğitim hayatı boyunca edindiği güçlü teorik altyapıyı, cerrahi pratiğiyle pekiştirerek sektörde yetkin bir isim haline geldi.
Kariyeri boyunca VKV Amerikan Hastanesi ve Şişli Etfal Hastanesi gibi saygın kurumlarda kritik sorumluluklar üstlenen Prof. Dr. Akman, 2001-2012 yılları arasında Beşiktaş Spor Kulübü’nün ortopedi konsültanlığını yürüttü. Akademik gelişimini sürdürerek 2003 yılında Doçent, 2010 yılında ise Profesör unvanını almaya hak kazandı.
Maçka’daki Ortopedist Ortopedi Merkezi’nde hastalarına hizmet vermeye aktif olarak devam etmektedir.
Mesleki İlgi Alanları
- Omuz ve Dirsek Cerrahisi: Tendon yırtıkları, tekrarlayan çıkıklar ve kireçlenmelerin artroskopik (kapalı) ve açık cerrahi tedavisi.
- Spor Hekimliği ve Spor Yaralanmaları: Ön çapraz bağ, menisküs yırtıkları ve kıkırdak hasarlarının tanı, tedavi ve rehabilitasyon süreçleri.
- Artroplasti (Protez Cerrahisi): Kalça, diz ve omuz eklem kireçlenmelerinde primer ve revizyon protez uygulamaları.











